Portre | Studio PO

Studio PO'nun kurucusu Müjde Polatkan doğadan ilham aldığı çizimler yapıyor. Çizimlerini art direction'dan illustrasyon ve dövme'ye değişik tuvallere uygulayan tasarımcıyla yeni stüdyosu üzerine konuştuk.

 

Önce sizi tanıyalım bize kendini anlatır mısın?

1987 İstanbul doğumluyum. Lisede güzel sanatlar, üniversitede grafik tasarım sonrasında Londra’da moda yönetimi masterı yaptıktan sonra İstanbul’a geri dönerek grafik tasarımcı olarak çalışmaya başladım. Multidisiplin ajans dünyası sayesinde kendi alanım dışındaki projelerde de görev alarak hem tasarım, hem uygulama alanında bolca tecrübenin ve geçen 6 senenin ardından tam zamanlı çalışmayı bırakarak Studio Po’yu hayata geçirdim. Şu anda grafik tasarım, art direction, resim, illustrasyon ve dövme üzerine çalışıyorum.

 

Sana ilham veren işlerini etkileyen şeyler neler?

En büyük ilham kaynağım ailemdeki ve etrafımdaki yaratıcı kadınlar. Bitkiler, doğa, döngüler, mitoloji gibi konulardan çok etkileniyorum. Bunlar dışında bir şeyler çizmek benim için her zaman kendimle konuşmanın bir yolu oldu. İşlerimi de haliyle en çok etkileyen bu oluyor. Nasıl her gün aynı hissetmiyorsam kendimle kurduğum iletişim de hep aynı akışkanlıkta olmuyor tabi ki ama bu iletişimi somut bir hale getirmeye çalışmak, ortaya bir şey çıkarmak benim için her şeye biraz daha anlam katıyor.

 

 

Studio PO da bir gün nasıl geçiyor?

Günlük rutinler hazırlamak hep çok işime yaradı. Eğer bir görüşmem yoksa genellikle aynı saatlerde stüdyoya girip çıkmaya çalışıyorum. Elimdeki işe göre beni bilgisayar başında, şovale önünde ya da dövme yaparken bulabilirsiniz. Onun dışında bir arşiv oluşturmaya çalışıyorum. Bitki bilim, illustrasyon ve sembolizm ile ilgili kitaplar topluyorum. Daha çok okumaya çalışıyorum.

 

 

 

 

 ​

İşlerinde doğadan çok ilham aldığını görüyoruz ve çizimlerini birçok yüzeye uyguluyorsun bunlardan biri de dövme… İnsan vücudunu tuval olarak kullanmaya nasıl karar verdin?

Biraz tesadüf oldu aslında ama neden olmasın dedim açıkçası. Deri çok farklı bir yüzey, her insanda farklı bir deneyim sunuyor. Aynı zamanda garip bir paylaşım var çok özel bir alan, bir ritüel.

 

Bir kişinin senin tasarımını ömür boyu üzerinde taşıyacak olması sana ne hissettiriyor?

O güveni hissetmek çok güzel. Kendini, içinden geçeni aktardığın yaşayan bir doku düşüncesi bence çok büyüleyici.

 

 

'Sonuç, sürecin bir hediyesi. Bunu kendime sık sık hatırlatıyorum.'

 

 

En sevdiğin projen hangisi?

Kendi yazdığım bir çocuk hikayesine yaptığım illustrasyon projesi en özel olanı.

 

Digitalden yağlı boyaya birbirinden çok farklı teknikler kullanıyorsun bunlarda en sevdiğin hangisi?

Etkileri çok farklı herhangi birini tek başına seçmek çok zor olur ancak ortaya çıkan iş zaten hepsinin bir karması oluyor genellikle. Çok yönlü bakmaya, ilham malzemelerimi farklı yerlerden derlemeye çalışıyorum. Sonuç daha tatmin edici oluyor.

 

Hayalindeki hep yapmak istediğin proje nedir?

Kendi ürettiğim boyalarla bir seri/kolay gibi düşüncelerim var-şimdilik.

 

 

 

 www.studiopo.co​

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Öne Çıkanlar

Please reload

  • Facebook - Black Circle
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle

© 2018 by Tasarlayanlar.