Portre | İrem Nur Terzi

 

Bu hafta kostüm ve sahne dekorları tasarımcısı, minik karakterler yaratan İrem Nur Terzi'nin atölyesine konuk olduk.

 

 *Clementine

 

Önce seni tanıyalım. Bize kendini, neler yaptığını anlatır mısın?

 

Merhaba, ben İrem Nur Terzi. 1989 yılında İstanbul’da doğdum, burada büyüdüm ve yaşıyorum. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sahne Dekor ve Kostüm Tasarımı Bölümü'nden mezun oldum. Mezun olduğum bölümde kukla üzerine eğitim aldım ve kukla, karakter tasarımı üzerine daha fazla çalışmak istedim. Mezun olduktan sonra ne iş yapacağına karar veremeyenlerden biri olarak, uzun bir süre hayal ettiğim gibi bir iş bulamadım ve evde kendi kendime ufak tiplemeler çizip modellemeye başladım. Yaptığım figürler (mini heykel de diyebiliriz) ilgi çekmeye başlayınca, kendimi ifade edebileceğim bir alan bulmuş oldum ve buradan devam etmeye karar verdim.

 

Ev ortamında devam edemeyeceğim duruma gelince de ufak bir atölye açma fikriyle 2015 yılında Kadıköy’de kendime ait bir alanda çalışmaya başladım. Yaptığım işi hala tam olarak tarif edemiyor olsam da soranlara, kukla ve maket yapıyorum, diyorum. Atölyede benim gibi küçük şeylerle uğraşmaya meraklı, öğrenmek isteyenlere ders veriyorum. Sipariş ya da projeler oldukça onlar için çalışıyor, geri kalan zamanda kendim için projeler üretiyorum.

 

*Eddie

 

Bize projelerinin hikayesinden bahseder misin?

 

Kendim için ürettiğim fikir ve projelerde her türlü görsel, obje ya da duygu bana ilham oluyor. Bazen beni projeye başlatan fikir, yapım aşamasında değişiyor ve ilk düşündüğümden bambaşka bir sonuçla bitiyor. Çoğu detay ve fikre yapım aşamasında karar veriyorum.

 

Hikayeleri de aslında yapım sürecinde gelişiyor. Bir proje üzerinde çalışırken o andaki duygumu, figürlerin yüz ifadesine yansıtmaya çalışıyorum. Galiba kendimi sadece bu şekilde anlatabiliyorum. Söyleyemediklerimi figürler söylüyor, duygularımı onlar gösteriyor.

 

 *Gwen

 

"Detaylar olmadan bir hikaye anlatılamaz. Herkes o minik detaylarda kendine yakın bir hikaye bulur."

 

 

*Ida

 

Heykel yapmaya nasıl başladın? Hikayeleri anlatmak için başka ne gibi yöntemler kullanıyorsun?

 

Heykel yapmayı öğrenmeye okulda kukla dersinde, tanınmış kişilerin yüzlerini modelleyerek başladım. Mezun olduktan sonra da okulda kullandığım çamur yerine polimer kil kullanarak küçük karakterler yapmaya devam ettim. Sadece bir karakteri oluşturmanın her zaman hikayeyi anlatmakta etkili olamadığını gördüm ve bu sefer de karaktere bir mekan oluşturmaya başladım. Mekan, ışık ve detaylar karakterle beraber hikayeyi tamamlayan unsurlar.

 

*Lea

Favori işin hangisi?

 

Favori işim Minik Gezgin Lea. Çünkü biraz da kendimden yola çıkarak, ona istediği her yere gidebilmesini sağlayacak bir kutu gemi yaptım. O da benim gibi dünyayı görmek, maceralara atılmak ve kendi hikayesini yazmak istiyor.

 

Tabii boyutu 12 cm olunca bu o kadar kolay olamıyor ama şimdiden birkaç ülkeye gitti bile. Lea’yı kabin görevlisi olan bir arkadaşıma bir yıllığına emanet ettim ve onu Kanada’ya, Brezilya’ya, Hindistan’a ve Çin’e götürdü, onun fotoğraflarıını çekti. Üzerinde emeği çok olan bir iş olduğu için içlerinde favorim Lea.

 

*Lea

 

*Lea

 

Projenin kime ulaşmasını hedefliyorsun?
 

Çalışmalarımın bu tarz işlere meraklı olan kişilere ulaşmasını istiyorum. Çünkü bu kişilerden gelen yorumlar beni daha fazla üretmeye teşvik ediyor, anlaşıldığımı hissediyorum ve çok mutlu oluyorum.

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Öne Çıkanlar

Please reload