Portre | Sophie Lou Jacobsen

08/23/2018

 

Eğitimini Londra'da tamamlayan Sophie Lou Jacobsen ile Ladies&Gentlemen, Studio Sayso ve Ourstudio hakkında konuştuk.

 

Bize biraz kendinden ve stüdyondan bahseder misin?

 

Şu an New York'ta çalışan bir yarı Fransız yarı Amerikalı bir tasarımcıyım. Kariyerim Paris’te şekillenmeye başladı diyebilirim. O zamanlar mimar olmak isteyebileceğimi düşündüm, ama çok geçmeden mekanlardaki nesneleri tasarlamayı mekanlara tercih ettiğimi fark ettim (son zamanlarda dikkatimi tekrar mekânlara yoğunlaştırdım. Nesneler ve mekanlar birlikte nasıl çalışır bunun üzerine çalışıyorum) Bu ilgim beni Londra'daki Central Saint Martins'de Ürün Tasarımı okumaya yönlendirdi. Saint Martins ve Londra, zengin tasarım tarihi, açıklığı, çeşitliliği ve endüstrisi nedeniyle tasarıma dalmak için harika bir yerdi. Avrupa'dan ve dünyadan gelen tasarımcılar için şehirde eğlenceden çok daha fazlası vardı, şehrin her yeri görüp öğrenecek şeylerle dolu. İnanılmaz derecede heyecan vericiydi ve bir tasarımcı olarak yoluma başladığımda, başka hiçbir şey yapmayı hiç düşünmedim. Elbette tasarım çok büyük bir disiplin ve bu kapsamda çok fazla çeşitlilik ve hareket var.

 

 

 

New York’da yaşadığını ve çalıştığını biliyoruz. Orada çalışmak işlerini nasıl etkiliyor?

 

Üç yıl önce New York'a taşındım. Londra'da yeni bir projeyi bitirmiştim ve sosyal medya aracılığıyla gerçekten heyecan verici bir çalışma yapmaya başlayan tüm yeni, genç stüdyoları fark ediyordum. Bir Amerikan pasaportum olduğu için, Londra’da geçirdiğim sekiz yılın sonunda bir değişiklik yapmaya karar verdim ve New York’da yaşamanın ve çalışmanın nasıl bir şey olduğunu görmek istedim. Şimdiye kadar harikaydı! Buradaki tasarım topluluğu biraz daha küçük bu da çevremdekilere daha yakın çalışmamı sağlıyor ve bu topluluk her yıl daha büyük ve daha iyi hale geldikçe enerjim yükseliyor! New York’da tasarım dünyası büyük üretimler yapan büyük firmalardan çok bağımsız stüdyolardan oluşuyor. Tasarım tarihi açısından Avrupa’nın daha köklü olduğu bir gerçek, ama bu her zaman kötü bir şey değil. Bu durum daha özgür ve yenilikçi olmayı da beraberinde getiriyor.

 

Şu zamana kadar tasarladıkların arasında favori projen hangisi?

 

Ütopya sergisi için bu yıl tasarladığım “The All Purpose Set”, üzerinde çalışmak için çok heyecan verici ve eğlenceli bir projeydi. Çoğunlukla ekiplerle veya bir iş ortağıyla çalışıyorum. Bu yüzden projenin başından sonuna tüm tasarım sürecini tek başıma tamamlamak ferahlatıcı bir deneyimdi. “Ev işleri” ile ilgili çalışmamız istendi. Her günkü ortak nesneler ve ritüeller ile oynamaktan ve onları daha keyifli kılmak ilgimi çektiğinden, özellikle de benim tasarım pratiğime uygun bir temaydı. Daha önce hiç cam ile çalışmamıştım, bu yüzden çok eğlenceliydi!

 

 

 

"Hiçbir şeyin nihai olmadığına, hiçbir şeyin göründüğü şekliyle değerlendirilemeyeceğine inanıyorum. Her zaman bir şeylere bakmanın başka bir yolu vardır."

 

 

 

 

Ladies&Gentlemen’de tasarımcı olarak çalışıyorsun. Bunun yanında Studio Sayso ve OurStudio’nun da kurucularından birisin. Bütün bunlar beraber nasıl ilerliyor?

 

Tüm bu projelerin bir parçası olmaktan çok mutluyum. New York'a taşınmadan birkaç yıl önce Ladies&Gentlemen Studio’nun çalışmalarının hayranıydım ve takımlarına katılmak benim için bir rüyaydı. Deneysel yaklaşımlarından, materyal odaklı çalışmalarından, mekansal kompozisyona odaklanma ve sürekli keşif arayışından çok şey öğrendim. Bir projenin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini öğrendim. Bir şeylerin bittiğini düşündüğünüzde, her zaman daha ileri gidebilirsiniz. Bu, kendi sürecimi kesinlikle etkilemiş olan değerli bir ders oldu. Studio Sayso'yu bir çeşit dikkat dağıtıcı, gece ve hafta sonları eğlenceli bir şey olarak iç mimar bir arkadaşımla kurduk. Sanırım birlikte iyi çalıştık ve bu süreçte güzel şeyler yaptık! Bu projeyi izlemek gerçekten eğlenceli ve heyecan verici oldu ve gelecekte neler olacağını görmek için sabırsızlanıyorum. Diğer yandan, OurStudio ise grafik tasarımcı olan ortağım Adrian ile birlikte çalıştığım daha kişisel bir proje. Birlikte çalışma fikrini seviyoruz, bu yüzden farklı yeteneklerimizi ticari açıdan uygulanabilir bir hale getirmeye çalışıyoruz. Sanat yönetmenliği, grafik tasarım, ürün tasarımı ve yayınlar üzerinde çalışıyoruz. Mobilya ve ürün tasarımına grafik bir objektiften bakıyoruz.

 

 

 

Tasarım sürecin nasıl ilerliyor? Sana ilham veren şeyler neler?

 

Bir projeye başlarken fikir ile ilgili araştırma yapmayı seviyorum. Var olan örnekleri inceliyorum, obje veya kavram ile ilgili ritüellere bakıyorum. Tüm bunları yeni, güçlü bir hale gelene kadar işliyorum. Maker’dan çok tasarımcı olduğumu düşünüyorum. Bir kalemle başlıyorum, çoğunlukla bilgisayarda modellemeye geçiyorum. İllustrasyonlar ve renk çalışmaları yapıyorum ve 3D renderlar alıyorum. Daha sonra ölçeği belirlemek için maketler yapıyorum, ama genellikle final ürün için zanaatkarlarla çalışıyorum.

 

Bir tasarımcı olarak güçlü bulduğunuz yanlarını neler? Hangi yönlerinizi geliştirmek istersiniz?

 

Eğlenmeyi severim! Nesnelerin hayatı daha iyi ve daha zevkli hale getirme potansiyeline sahip olduğuna inanıyorum ve sanırım işlerime yansıtabiliyorum. Her zaman tasarımlarımla insanların yüzlerine bir gülümseme yerleştirmeye çalışıyorum ve çok fazla fikirle yola çıkmak güzel. Fakat bu fikirlerin gerçeğe dönüşmesi için çok çalışmam gerekiyor. Bir fikir geliştirmek ve sonlandırabilmek daha da zor bir çalışma ve -benim için- daha az eğlenceli, bu yüzden bazen sonundan vazgeçiyorum. Geliştirmem gereken şey bu.

 

İçinde bulunduğumuz zaman diliminde tasarımcı olmanın en iyi yanı nedir?

 

Kontrol! Tasarım, oldukça kişisel bir kariyer tercihi. Elbette diğerlerine - sanayi, müşteriler, satıcılar, basın vb. - bağlı kalıyorsunuz ama çoğunlukla kendinizle baş edip kendi kararlarınızı veriyorsunuz. Bu bazen rahatsız edici ve korkutucu olabilir, ancak günün sonunda başka bir şekilde hayal edemezdim. Dünyada şu anda pek çok belirsizlik var, tasarımın odağını ve doğasını küçük bir soluklanma olarak görüyorum.

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Öne Çıkanlar

22/10/2019

Please reload

  • Facebook - Black Circle
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle

© 2018 by Tasarlayanlar.