Portre | Elif Atmaca

 

Bize biraz kendinden ve işlerinden bahseder misin?

Merhaba ben Elif. Gazi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım bölümünden 2014 yılında mezun oldum. Lise yıllarımdan beri aşık olduğum endüstriyel tasarım alanında bir tasarımcı olmanın mükemmel heyecanı ile yaptığım stajlarda, katıldığım atölyelerde ve projelerde, bir otobüsten beyaz eşyaya kadar geniş bir ürün skalasında tasarımdan üretim sürecine kadar içinde bulundum. Üniversitedeyken iki sene boyunca TEGV (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı) için gönüllülük yaptım. Bu sürede çocuklar ile birlikte bir sürü atölye yapma fırsatım oldu ve çocukların mükemmel yaratıcılıkları bana ilham verdi. Mezuniyet projemi çocuklar üzerine geliştirmeye karar verdim ve Toyi isimli bir oyuncak sistemi gerçekleştirdim, bugün de kendi girişimim olan Toyi’de kariyerime devam ediyorum.

 

 

 

Yakın zamanda lanse edilen Toyi oyun kitinin tasarımcısısın, bu projeyi anlatır mısın?

Toyi, çocukların etraflarındaki her şeyi eşsiz oyuncaklara dönüştürmelerini sağlayan, sınırsız, yönergesiz bir yaratıcı oyun kiti. Toyi sayesinde bir su şişesi, altı kollu bir robota; eski kutular, tren vagonlarına; veya bir kozalak, sevimli bir yaratığa dönüşebiliyor.

Teker, ayak, göz, eklem, çubuk, esnek halka ve eklem parçalarından oluşan kit ile 6 yaş ve üstü çocuklar, etraflarında bulunan her türlü nesneyi istedikleri oyuncaklara dönüştürüyor. Bu sayede bir su şişesi rokete; eski bir kutu trene veya bir kozalak sevimli bir yaratığa dönüşebiliyor. Toyi ile çocuklar ister kendi başlarına ister arkadaşlarıyla birlikte kendi oyuncaklarını tasarlıyor, etraflarındaki nesneleri diledikleri oyuncaklara çevirip yaratıcılıklarını geliştirebiliyor ve hayallerini gerçekleştirebiliyorlar. Bu sayede hem fiziksel hem sosyal çevreleriyle ve kendi iç dünyalarıyla etkileşime giren gerçek kâşiflere dönüşüyorlar.

 

 

Toyi’nin çıkış noktası neydi , tasarım süreci nasıl ilerledi?Seni tetikleyen ve ilham veren şeyler nelerdi?

“Özellikle dezavantajlı çocukların olduğu bölgelerde çocuklara istedikleri oyuncağı ulaştıramıyoruz, o zaman çocukların etraflarındaki her şeyi oyuncağa çevirmelerini sağlayacak bir şey yapalım." diyerek başladı. Ben de çocukluğumun büyük bir kısmını dezavantajlı dediğimiz bölgelerde yaşayarak geçirdim ve bu bölgelerde şartlarda çocuk olmanın zorluğunu ve o koşullardaki bir çocuğun ihtiyaçlarını deneyimleyerek büyüdüm. Aslında çözmek istediğim sorunu deneyimleyen hedef kitlemdeki çocuklardan biriydim.

Bu fikirden yola çıkarak hem o çocukların ihtiyaçlarını gidermek istedim bunu yaparken de yaratıcılıklarını, hayal güçlerini tetikleyecek bir araç sunmak istedim. Toyi’nin kurgusu da burada şekillendi. ‘Madem onları yaşadıkları ortamdan çıkartamıyoruz, o zaman onlara yaşadıkları yeri güzelleştirecek, hayal dünyalarını yansıtabilecekleri bir şey sunmalıyım’ diyerek etraflarıyla etkileşim kurabilecekleri bir kurgu tasarladım.

 

 

 

Toyi projesi ile  bir fikrin eskizden, prototipleme ve üretim basamaklarını deneyimleme fırsatın oldu bu süreç nasıl ilerledi?

Konsepti belirledikten sonra bol bol prototip geliştirdim. Fimo hamurundan, silikon fırın eldivenine kadar pek çok malzemeyle denemeler yaparak tüm malzemeleri kapsayacak bir bağlantı sistemi arayışına girdim. Toyi’nin silikon halkasına ilham veren de bu oldu ☺ Paket lastiği ile bantla uğraşırken bu ara işlemin hepsini karşılayacak bağlantı parçasını bu denemelerimde keşfetmiş oldum. Bağlantı sistemin kurguladıktan sonra 3d printer ile prototiplerimi geliştirerek sahaya indim ve bol bol çocuklarla vakit geçirdim. Onlardan gelen geri bildirimlerle detaylar şekillendi. En eğlendiğim ve öğrndiğim kısım bu dönemde oldu.

Üretime geçmek çok heyecan verici olsa da en zorlu kısmı da o oldu. Eskiz ve prototip aşamasında daha esnek olabiliyorsunuz tabii ama üretim sürecinde artık her şeyin daha net ve hızlı olması gerekiyor. Ürünü üretime göre revize ederken de gerçek dünya ile tanışmış gibi oluyorsunuz. Kalıptan çıkmasından, çocukların güvenliğine göre yapılması gereken editlemelere kadar pek çok detay var. Ama gün sonunda eskizden gerçek bir ürüne dönüşmüş olması fazlasıyla duygusal ve mutluluk verici.

 

 

Bu süreçte edindiğin en büyük öğrenim ne oldu?

En büyük deneyimim sahada çocuklarla yaptığım gözlemler oldu. Tasarım sürecinde her ne kadar tasarımcı olarak empati yapıp hedef kitleyi anlamaya çalışsak da çocuklar için bir ürün tasarlarken onlardan öğrenip, sürece dahil edebileceğimiz pek çok şey oldu. Burdaki öğrenimler üretimde dahi verilen kararları etkiledi. Ayrıca çocuklar için tasarım yaparken dikkat edilmesi gereken çok fazla güvenlik kıstası var. Malzeme seçiminden renk seçimine ürünün formuna kadar pek çok şeyi en baştan değerlendirmeniz gerekebilir bu yönetmeliklerden bihaberseniz.

 

 

 

 

Toyi oyun kitinin hedef kitlesi çocuklar, tasarım süreci boyunca çocuklarla iletişimde miydiniz? Çocukların tasarımına ilk tepkileri ne oldu?

İlk eskizlerden prototip aşamasına kadar çok kendi gözlemlerimle ilerledim ama ürün ortaya çıkıp ilk prototipleri geliştirdikten sonra bol bol çocuklarla vakit geçirdim. Özel okullarda, toplum merkezlerinde, mülteci çocuklardan oluşan komünitelerde Toyi atölyeleri yaparak çocukların tepkilerini gözlemledim.

Her profilde farklı çıktılar deneyimlesem de gördüm ki aslında tüm çocukların maalesef hayal edip, kendi yaratıcılıklarını kullanarak bir şeyler üretmesi konusunda farklı farklı engeller var. Şehir yaşamı, okul başarısı baskısı, ebeveyn yönlendirmeleri ve oyuncak sektörünün kısıtları yüzünden yaratıcılıklarını kullanamayan tüm çocukların bu yaklaşımdan ve üründen faydalanabileceğini fark ederek  hedef kitlemizi tüm çocuklar olarak genişletmemiz bu deneyimlerin sonunda oldu. Gün sonunda Toyi artık cinsiyet, dil, coğrafi konum ve sosyoekonomik düzey fark etmeksizin her çocuğun oyuncağı olmayı hedefliyor.

 

Toyi projesi şimdi Kickstarter’da. Projeyi bu platformda lanse etmeye nasıl karar verdiniz?

Kickstarter bizim olduğumuz aşamada çok doğru bir platform! Tüm dünya çocuklarına ulaşmak istiyoruz ama bu zamana kadar hep lokalde çalışmalar yaptık. O yüzden global anlamda anlaşılabilirliğimizi test etmek ve dünyanın her yerinden insanları hikayemize dahil edebilmek adına bir  deneme aracı oldu aslında. Kampanya başladıktan sonra da çok doğru bir karar verdiğimizi fark ettik.

Kampanya da buy one gift one kurgusu yaptık ve bunun içinde Somali’den Hindistan’a kadar 10 farklı ülkeden sivil toplum kuruluşları ve sosyal girişimcilerle bağlantılar kurduk ve yaptığımız her ürün satışına karşılık biz de bu komüniteler aracılığı ile oyuncağa erişimi olmayan çocuklara bedelsiz Toyi ulaştıracağız. Bu sayede en başında hayalini kurduğumuz Dünya üzerinde bir ağ kurup farklı yerlerdeki çocuklara ulaşma konuşunda güzel bir adım atmış olduk. Kampanya da güzel bir enerji aldı ve 15 günde % 92 fonlandı! Umarım kısa sürede hedefimize ulaşmak için daha fazla insanı hikayemize dahil edip güzel bir kampanya geçirmiş olacağız.

 

 

 

 

Bir sonraki adım ne? Gelecek farklı yeni projelerin var mı?

Toyi ile çocukların yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini desteklemek amacıyla oyun deneyimleri tasarlamaya devam edip, çocukların büyürken yaratıcilıklarını kaybetmelerinin önüne geçmek istiyoruz. Aynı zamanda sosyal girişimcilik ve oyuncak sektörünü birbiriyle konuşturarak oyunu bütün çocuklar için ulaşılabilir kılacak oyun deneyimleri üretmeyi hedefliyoruz.

 

Kariyerine yeni başlayan birine ilk tavsiyen ne olurdu?

Hangi konuda çalışıyor olursa olsun farklı alanlarla etkileşimi koparmadan ilermesini söyleyebilirim. Ben ilk yıllarımdaki deneyimlerimde daha çok yalnız çalışıyordum. Kollektif çalışma içerisine girmekten çekinmeden kendini farklı alanlardan, insanlardan beslemek çok şey katıyor. Ve farklı bakış açılarıyla yapmak istediğiniz şey daha da zenginleşip, çok daha etkili bir hale geliyor.

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Öne Çıkanlar

Please reload

  • Facebook - Black Circle
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle

© 2018 by Tasarlayanlar.