Portre | Dilruba Karalp

02/21/2019

 

Bize biraz kendinden bahseder misin? Kariyerine nasıl başladın?

Merhaba ben Dilruba. Denizli’de doğdum üniversiteye kadar aynı şehirde yaşadım. Hakkı Dereköylü Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim bölümünü bitirdim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İç Mimarlık bölümünden mezun oldum. Lisanstan sonra Kaş’ta bir Sivil Toplum kuruluşunda kısa süre tasarımcı olarak gönüllülük projesinde bulundum. Sinema, sanat ve kültür oluşumlarının sosyal medya iletişim kısmında tasarımcı olarak yer aldım. Çeşitli ajanslarda da çalışma fırsatım oldu. Geçtiğimiz Ağustos ayından itibaren “heleloyi” adı altında çizimlerimi kendi kişisel hesabımdan paylaşmaya başladım. Halen de İzmir’de freelance illüstratör olarak çalışmaya devam ediyorum.

 

Tasarım sürecin nasıl ilerliyor? Seni tetikleyen ve ilham veren şeyler neler?

Sıradan olaylardaki detaylardan, kadın olmanın verdiği güçten, insan psikolojisinden ve yetişkin olmanın getirdiği zorluklardan etkilendiğimi söyleyebilirim. Aklıma bir fikir geldiğinde mutlaka not alıyorum unutmamak için yanımda defterim varsa hızlı küçük eskizler çiziyorum konuyla ilgili. Karışık tekniklerle renklendirdikten sonra yeterince olgunlaştığını düşündüğüm zaman dijitale geçiyorum ve son halini burada tamamlıyorum.

 

 

Girl Power serisinin hikayesini anlatır mısın?

Tabi ki, Girl Power serisi her yıl düzenlenen Inktober ayı kapsamında illüstratörlerin ve sanatçıların düzenli olarak kısıtlı bir süre içerisinde ürettikleri zamana denk geldi. Ekim ayında Inktober 2018 ‘e katılmak istememle birlikte aldığım motivasyon sayesinde bu projeye başlamıştım. Daha önce karşılaştığım ve tanıştığım farklı mesleklerden farklı yerlerden her biri nevi şahsına münhasır, güçlü ve karakter sahibi kadınlardan ilham aldım. Ortaya çıkan bu muazzam enerjinin sebebini de, ne olursa olsun kendileri olabilmenin ve kalabilmenin  yarattığı ışığın bendeki naçizane yansıması olarak görüyorum.

 

Çizimlerin arasında kişisel favorin hangisi?

Geçtiğimiz Ağustos ayında başımdan geçen gündelik olayları bir günlük tutar gibi çizmeye başlamıştım. İllüstrasyondaki heves ve heyecanımı daha çok keşfettikçe gelişen bir projeydi bu. Sonrasında hepsi bir düzene girince “Daily” adı altında kendi portfolyomda yer alan minik bir sergiye dönüştü. İşlerimin en başında ve biraz kişisel olduğu için bu projenin yeri bende ayrıdır diyebilirim.

 

 

Hayalindeki proje?

Birkaç yıl önce içerisinde yer aldığım gönüllülük projesindeyken oldukça etkilenmiş ve kişisel olarak çok şey öğrenmiştim. Yine sivil toplum kuruluşlarıyla ortaklaşa yapacağımız bir projede yer almayı çok isterim. Öte yandan çocuk kitabı çizerlerini de takip ediyorum yurt içinden ve yurt dışından, epey heyecanladıran nefis işler var. İlerleyen zamanlarda kendi çocuk kitabımı yazıp çizmek güzel olurdu. Elbette çocuklarla iletişim kurmanın yollarını aramaya devam etmek isterim, bu ister duvar resmi olsun ister illüstrasyon sanat terapisi vb. olsun çocukların enerjisine bayılıyorum.

 

Vazgeçemediğin renk hangisi?

Gündelik yaşamda çok daha farklı koyu renkler tercih etsem de, illüstrasyon söz konusu olduğunda işlerimde sarı rengin enerjisini ve verdiği tazelik hissini seviyorum.

 

 

Mesleğine yeni başlayan bir illüstratöre tavsiyen ne olurdu?

Nereden nasıl başlasam diye düşünmemek hemen yola koyulmak gerekiyor. Bolca gözlem yaparak her gün ufak da olsa not almak, eskiz çizmek doğadan ilham almak ve  yeni işleri takip etmek iyi gelecektir. Çeşitli Portfolyo sitelerindeki farklı ülkelerdeki farklı tarzlardaki illüstratörlerin işlerini inceleyebilirler. Tarz zamanla oturuyor sürekli farklı teknikler denemek etkili olabilir. İşlerini takip ettiğiniz illüstratörlerle iletişim halinde olmanız belki de çizimlerinizi göstermeniz kişisel vizyonunuzu genişletecek ve  gözünüzü geliştirmenize yardımcı olacaktır.

 

 

 

  

"Hayal gücümüzdeki oluşumun bir yapıya dönüştüğünü görmek ve sanatın bilinmezliğindeki büyü her seferinde  beni çok şaşırtıyor."

 

 

 

Tasarımcı olarak en güçlü bulduğun yanın nedir? Hangi yönlerini geliştirmek istersin?

Yeni bir çizime başlarken daima heyecanlı ve iştahlı oluyorum. Büyük bir tutku duyuyorum öyle ki  günün çeşitli zaman dilimlerinde bile aklımda oluyor. Renklerle kurmaya çalıştığım kompozisyondaki kararsızlığımı ve sonucu bekleyemeyen sabırsızlığımı biraz daha geliştirmek isterdim.

 

 

Son yıllarda en sevdiğiniz çocuk kitabı çizimi ya da çizerleri  hangisi oldu?

Fransız çocuk kitaplarını inceleme fırsatım olmuştu genel olarak onların tarzlarını çok beğeniyorum. Ayrıca Dominika Czerniak-Chojnacka ‘ın My Prince Jacques and Lise ‘den Duif , Julia Christians’ın Hansel ve Gratel , Inca Pan’dan Andersen ve Paige Collins’ten Alone Children’s Book favorilerim.

 

 

İşlerini takip ettiğin yerli ya da yabancı illüstratörler var mı?

Alina Marinescu, Valeria Alvarez,  Eleonora Simeoni ve Daniel Jamie Williams’ın işlerini çok başarılı buluyorum.

Türk illüstratörlerden ise Fatih Öztürk, Dilara Karakaş, Sibel Açıkalın Akgün, Bülent Gültek  ve Mert Tugen ilk aklıma gelenler yolları açık olsun hepsi inanılmaz yetenekli.

 

Favori masa üstü kitabın hangisi?

Okumaya bir türlü fırsat bulamasam da varlığının beni mutlu ettiği “Simon Oliver’dan  Hellblazer : Zehirli Gerçek “ ve bir yol gösterici olarak zaman zaman danıştığım her bir sayfasına bayıldığım  “Keri Smith’den Nasıl Dünya Kaşifi Olunur? (Taşınabilir Hayat Müzesi)”.

 

 

Dilruba`nın portfolyosu görmek için behance profiline göz atın!


 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Öne Çıkanlar

22/10/2019

Please reload

  • Facebook - Black Circle
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle

© 2018 by Tasarlayanlar.