Fy-shan Glass Studio

12/03/2019

 

Felekşan Onar, Ankara’da doğdu, Söke’de büyüdü ve lise hayatının başlamasıyla İzmir Amerikan Koleji’nde eğitimini tamamladı. Cam ile ilk olarak lise hayatında tanışan Onar, o zamanlar için çoğu sanat dersi onu korkutan bir ders olmasına rağmen camın kendisini rahatlattığını ve keyif aldığını fark etti. Hobi olarak gördüğü cam sanatının aslında ileride onun hayatının bir parçası olacağını bilmiyordu. Cornell Üniversitesi’nde ekonomi ve müzik eğitimini tamamladıktan sonra kendi alanında çeşitli yerlerde faaliyet gösterdi. 2000’li yılların başında girdiği arayış kendisini tekrar cam sanatı ile buluşturdu. 

 

 

Öncelikle, Onar özel bir atölyede çalışmaya başladı. Daha sonra İstanbul Cam Ocağı'nda resmi eğitimini tamamladı. Böylelikle keyif aldığı cam tasarımını hayatının bir parçası haline getirdi. 2003 yılında kendi atölyesi olan Fy-Shan Glass Studio'yu kurdu. O zamandan beri düzenli olarak her türlü cam yapım tekniğinde eğitim alarak kendini geliştirdi; kaynaştırma, çöktürme, fırın dökümü, alev işleme, sıcak şekillendirme ve üfleme, soğuk işleme gibi malzemenin şaşırtıcı niteliklerini Fy-shan Glass Studio adı altında genişletti.

 

 

Osmanlı’dan beri uğraşılan bir zanaat olan cam, geçmişten bu güne birçok tekniği barındırıyor. Sanatçı’da bu alanlarda çalışıp oradaki detayları yakalayarak, kendisinin sanata bakış çerçevesinde yeni yorumlarla hayata geçiriyor.

 

 

Beyoğlu’nda bulunan Fy-shan Glass Studio, İstanbul’un en hareketli yerinde, her güne yeniden yeni bir heyecanla başlamasını sağlıyor. Bu bölgede yarınını bilmeyen, yolunu kaybetmiş insanlar ise onun aslında bir ilham kaynağı oluyor. Çalışmalarını sürdüğü böyle bir dönemde daha öncede sergisinin bulunduğu Berlin’de devam etmeye karar veriyor. Bu şekilde sanatının yurt dışında tanınmasına yardımcı olacağını düşünüyor. Bu süreçte aklında olan kuş figürü tam istediği ruhu ve hissi yansıttığından emin olmadığı karışık bir dönemde iken, her gün yolda yürürken insanların yüz ifadeleri orada bulunan belli bir grup insanın aynı Beyoğlu’ndaki gibi yolunu bilmeyen, hayatta bilinmezliği yansıtan yüz ifadeleri ve duruşları ile karşılaşıyor. Bu durum, aslında ona kuş figürünün olması gerektiği ve yansıtmak istediği ruhu bulmasına sağlıyor. Daha önce okuduğu ve çok etkilendiği Louis de Bernières’in Kanatsız Kuşlar eserini günümüzdeki yarınını bilmeyen birçok insanın hayatıyla bağlayarak oluşturmak istediği form olan ‘kanatsız kuş’ figürünün oluşturuyor.

 

 

Gerçeğe yakın ölçüler kullanarak hayata geçirdiği cam formu için öncelikle çamur kullanarak çalıştı. Daha sonra teknik olarak kalıba üfleyerek yapacağı kuşlar için alçıdan modeli oluşturdu ve modelin üzerinden kalıp oluşturarak kuşlarını hayata geçirdi. Çok dayanıklı olmayan alçı kalıbı 4-5 seferde yenileyerek sanatına devam etti. Kuş formlarından oluşan camın sıcak halinde istediği dokunuşları yaparak çeşitli renklerde aynı görünen fakat hepsinin birbirinden farklı küçük detayları olan bir seri oluşturdu.

 

 

Camı kendi ruhunu, hissiyatını yansıtmak için kullanan sanatçı camın kendisi için bir araç olduğunu ifade ederek, zanaatkarları ve kendini farklı noktalara taşıyor. Kendi geçmişini hayatını ve şuandaki güncel durumunu aktarmayı amaçlayarak camı bir malzeme olarak kullanmayı tercih ediyor. Camı aynı biz insanlar gibi kırılgan fakat güçlü bir yapısı olduğunu vurgulan sanatçının eserleri, Victoria & Albert Müzesi, Londra; Pergamon Müzesi, Berlin; Riihimaki Cam Müzesi, Finlandiya; Çağdaş Cam Sanatı Müzesi, Eskişehir, gibi yerlerde yer aldı. 

 

 

En son kişisel sergisi İzmir Arkas Müzesi'nde gerçekleşti. Temanın 'Bin Bir Gece' olması kendisini çok etkileyen bir konu olunca, çocukluğunu hatırlatan bu masalı kendi anıları ile birleştirmeye karar vererek eserini oluşturdu. Serginin gerçekleştiği oda da çocukluğundaki halının ve birkaç objenin serginin bir parçası haline getirerek, çocukluğundaki binbir gece masallarını dinlemekten zevk aldığı ortamı yaratmaya çalışarak o ruhu yansıttı. Çanaklardan oluşan sergide ışık ve gölge oyunları kullanarak bir enstalasyon yarattı.

 

 

 

Son olarak, "ESMA" ile cam sanatçısı Felekşan Onar'ın kısa filmi “Murano-İstanbul: 10 Eylül 2019'da Venedik'e Kalan Cam Yapımı Yolculuk II” konulu Venedik Cam Haftası'nda gösterime girdi. Şimdiden 2022 planlarını oluşturan sanatçı, sanatsal çalışmaların uzun nefesli düşünmekten geçtiğini vurgulayarak cam ile arasında özel bir bağ olduğunu ve bu malzeme ile kendisinin nefes alıp, yaşadığını vurguluyor.

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Öne Çıkanlar

Please reload

  • Facebook - Black Circle
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle

© 2018 by Tasarlayanlar.