Resilience | Anke Eilergerhard

11/10/2020

Anna Laudel, yeni sezonu Berlinli sanatçı Anke Eilergerhard'ın yalnızca görmeyi değil aynı zamanda dokunuşu, tadı ve kokuyu da harekete geçiren tekniklerle üretilmiş heykellerini sergileyen kişisel sergisi "Resilience" ile karşılıyor.

 

 

24 Eylül Perşembe günü kapılarını açan sergi, sanatçının özel silikon malzeme ve porselen kullanılarak ürettiği bir dizi büyüleyici heykele ev sahipliği yapıyor.

 

Anke Eilergerhard’ın pigmentli poliorganosiloksan adı verilen özel silikon malzemeden üretilmiş çarpıcı heykelleri, bolluğu çağrıştırırken aynı zamanda iyi bildiğimiz nesneleri daha önce hiç görülmemiş bir şekilde sunuyor. Silikon katmanları hamur gibi şekillendiren sanatçı, dünyaca ünlü mutfak eşyalarını, alışılagelmiş normlarının dışında neredeyse yer çekimine meydan okuyan gizemli bir simetride hayata geçiriyor. Eilergerhard’ın çalışmaları, tüm dünyada kadınlarla özdeşleşmiş geleneksel mutfak nesnelerini reddediyor. Kısa bir süre önce Tempelhof-Schönberger-Berlin Sanat Ödülü'nü alan sanatçının cesur eserleri, uluslararası moda evi Fendi ile yaptığı işbirliği de dahil olmak üzere birçok ünlü koleksiyon, sanat fuarı ve kamusal alanda sergilendi.

 

 

"Anke Eilergerhard'ın Tatlı Rüyası" New York, Paris, Milano, Berlin, Dubai, Hong Kong, Tokyo, Roma ve Şanghay gibi 11 Fendi mağazasında ve dünya çapında 200 mağazada sunum yaptı.

 

 

Kırılgan malzemelerine rağmen, Eilergerhard'ın figürleri esneklik ve rezonans birleştiriyor. "Resilience" kelimesi, atlamak, sıçramak anlamına gelen Latince "salire" fiilinden türemiş. Aynı şekilde heykeller de zıplıyor izlenimi veriyor. Dirençli anlamını katmak için fiile "re" ön ekinin eklenmesi (re + salire: geri sıçrama, geri çekilme), uzay ve zamana dayalı daha da büyük bir eylem esnekliği sağlıyor. Filozof Francis Bacon, bunu çeşitli türlerdeki fiziksel geribildirimi ve ses özelliklerini tanımlamak için kullandı. Anke Eilergerhard’ın harekete geçiren heykelsi yapıları da benzer bir rezonans ve çok benzersiz bir titreşim alanının oluşumu ile karakterize ediliyor.

 

 

 

 

Anke Eilergerhard'ın çalışmasında, heykel ve renk arasındaki geleneksel zıtlıklar, dinamik renkler ile birleşerek, birbirlerine hayati metamorfozlar oluşturuyor. Bir krem, pembe ve turkuaz olmak üzere birlikte dans eden üç parçanın renk tonları, sanki bir paradoks içindeymiş gibi uçuculuğu, ortaya çıkışı ve çözülmeyi anımsatıyor. Sanatçı, malzemesinin pırıltılı renkleriyle güvenle oynuyor. Ürünlerini kaos ve düzen, geometrik ile organik, parlaklık, renkli desenler veya opak monokrom arasına oluşturuyor.

 

Cesur renk kullanımı dışında barok etkilere yer veren sanatçı, renksel ve formsal bolluk sunarak dikkatimizi çekiyor.

 

Anke Eilergerhard’ın Türkiye'deki ilk kişisel sergisi “Resilience”, 30'dan fazla yeni ve son prodüksiyonunu sergiliyor; heykeller, duvar kabartmaları ve serigrafi baskıları 27 Aralık 2020'ye kadar Anna Laudel'de yer alıyor. Sizin de ilginizi çeken bir sanatçı ise sergisi size ilham verecek nesneler barındıyor.

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Öne Çıkanlar

Please reload