Portre | Fulya Alışır

Portre'de bu hafta pamuk kullanarak ürettiği eserlerinden tanıdığımız Fulya Alışır ve hikayesi var. Fulya ile ilham kaynağı, tarzı, çalışma şekli ve daha birçok konu hakkında kendi hikayesi üzerinden konuştuk.

1.Öncelikle seni tanıyalım, kendinden biraz bahseder misin?

Merhaba, ben Fulya 1980 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı 2002 mezunuyum. Uzun yıllar mücevher işçiliği ve tasarımı üzerine çalışmalar yaptım. Aynı zamanda Milano’da takı üzerine kısa süreli eğitimlerim ve cam üzerine de Venedik’te cam sanatçılarıyla bir arada bulunma ve cam ile çalışma fırsatım oldu. Sonra pamuk ve pamuklu çubukları keşfettiğimde benim için yeni ve uzun bir serüven başladı.

2.Malzeme olarak pamuğu kullanarak sanat eserlerini oluşturmaya ne zaman başladın?

Malzeme olarak pamuk ve pamuklu çubukları kullanalı yaklaşık dört sene oluyor.

3.Stüdyon/çalışma ortamın nerede? Bulunduğun mekan seni nasıl etkiliyor?

Stüdyom Bağdat Caddesi’nde buluyor. Sürekli insan içinde olmak beni daha üretken kılıyor. Sanatla ilgilenen bir kişi olarak zaman zaman çok yoğun ve derin anlar içinde kendimi bulabiliyorum, o anlardan arada bir sıyrılıp dışarıda da hayatın aktığını bilmek gerekiyor. Bu sebeple, bazen çalışmayı sonlandırıp akşam sahilde bir yürüyüş yapmak, okuduklarımı, yaşadıklarımı, ya da yeni hayallerimi zihnimde toparlamak ve deşarj olup birazda insanlarla bir araya gelebilmek benim üretkenliğimi arttırmak için harika bir fırsat sunuyor.

4.Fulya Alışır adı altında neler yapmayı planlıyorsun?

Tabii ki çok planlarım var işimle ilgili ama bunlar sürpriz olsun bence şu anda, ama şunu söylemek isterim ki kendi üzerimde yaptığım çalışmalarım ve deneyimlerimle desteklemek istediğim psikoloji üzerine farkındalık yaratmak… Kendi bedenimizin ve duygularımızın farkında olmak, Instagram’da bu konular üzerine sıkça yazılar yazmaya çalışıyorum. İşlerimle vermek istediğim mesajlar var, mesela 10 yıldır hiç ilaç kullanmıyorum bunun yerine o hastalığın temeline inmeye çalışıyorum, destek alıyorum, kendimle bağımı güçlendirmeye çalışıyorum ve bunu herkesin yapabilmesi için çaba harcamak istiyorum. Belki ileride sanat ve psikolojiyi birleştiren bir toplum projesi yapabilirim.

5.Eserlerinde ilham aldığın noktalar neler?

Eserlerimi yaparken psikoloji, beyin işleyişi, nöroplasti, DNA’lar, hücreler, ilk oluşumlar en temel kaynağım.

6. Kendi tarzınızı nasıl tanımlarsın?

Kendimi çağdaş bir sanatçı olarak tanımlıyorum ama benim için bazı önemli kavramlarında varlığını savunuyorum. Aynı zamanda eserlerimin bir mekan ile birleştiği durumlar için de enstalasyon diyebiliriz.

7. Bir sanatçı olarak güçlü bulduğun yönlerin neler? Hangi yönlerini geliştirmek istersin?

Sanatçı olarak güçlü bulduğum yönlerim sabırlı olmak ve ince detay gerektiren işlerden keyif almak diyebilirim. Renk kullandığım zamanlarda renk ile aramda güçlü bir bağ kuruyordum. Şu anda eserlerimde sadece beyaz renk kullanıyorum ve bu benim form ile aramda güçlü bir bağ kurmamı sağlıyor. Bir de hayal gücüm diyebilirim. Fakat bazen insanlar ayaklarım hiç yere basmadığından dolayı şikayet ediyor. Bundan dolayı, bu aralar yeryüzüne köklenmeye çalışıyorum, sanırım işlerimdeki köklerde bunun işareti olabilir. Zayıf yönümde bu olsa gerek çünkü köklenemediğiniz zaman bu da hayatınızda birçok probleme yol açabiliyor.

8. Doğal ve geri dönüştürülebilen bir malzeme kullanan sanatçı olarak, günümüzde bu tür malzeme kullanımı hakkında neler söylemek istersin?

Evet, ben doğal bir malzeme kullanıyorum ama geri dönüşüm ile sanatını yapan harika sanatçılar var. Geri dönüşümün sanatta kullanılması eski materyallerin yeni güncel bir esere dönüşmesi beni çok heyecanlandırıyor. Aslında, pamuklarla çalışmadan önce ben de bu şekilde deyimlerde bulundum. Gerçekten geri dönüşüm malzemeleriyle çalışınca dünyadan biraz daha yük kurtardığınız için seviniyorsunuz.

9. Playlistinde şuan neler var?

Playlist’imde her türlü müzik var ama bachata müzikleri benim frekansıma çok uygun sanırım, mutlaka her gün dinlemekten çok zevk alırım yemek yaparken, çalışırken yüksek sesle dinlemek ve dans etmek gerçekten harika! Akşamları veya pazar sabahları jazz… Bazen tempolu güncel yabancı disko müzikleri… Bazen klasik müzik… Müzik her an hayatımda diyebilirim.

10. Hangi renk olmadan yaşayamazsın?

Bir ara renklere bağımlıydım, her renk aynı ölçüde değere sahipti benim için ama şu anda beyaz dönemimdeyim sanırım… Çalışmalarımda formda derinliği beyaz sayesinde yaşadığımı ve daha iyi yansıttığımı düşünüyorum, beyaz beni derinleştiriyor diyebilirim. Bence eğer renkli bir eseri beyaza boyadığınızda da sizi en az renkli kadar etkileme gücü varsa o form sağlamdır. Belki ileride de renk tekrar hafif bir yerlerden kendini gösterebilir eserlerimde, güçlü bir form üzerinde…

11. Sana nasıl ulaşabilir ve nereden takip edebiliriz?

Bana Instagram’dan ve Mail adresimden ulaşabilirsiniz.

Öne Çıkanlar