• elifluca

LC7: Bir Charlotte Perriand Klasiği


LC7


Charlotte Perriand (1903-1999) tarafından 1927 yılında tasarlanan, sonrasında Le Corbusier’nin atölyesinde üretilen ve onun adıyla satılan LC7 tasarım tarihinin en önemli sandalyelerinden biridir.

20. yüzyıl tasarım tarihinde az bulunan kadın tasarımcılardan biri olan Charlotte Perriand, 1903 yılında Paris’te doğar. École de L'Union Centrale des Arts Décoratifs adlı sanat akademisinde eğitim gören Charlotte, Art Deco dünyası içinde tasarımcı kişiliğini bulur. Sürekli sergilere katılan Periand, Le Corbusier ile çalışmayı çok ister ve kendisini Salon D’Automne’daki sergisine işlerini görmek için çağırır ve Bar sous le toit tasarımını gören Le Corbusier, Perriand’ı hemen işe alır. Bundan sonra 1927 ve 1937 yılları arasında Le Corbusier ile çalışacak olan Charlotte LC1, LC2, LC3 ve LC4 isimli sandalye ve şezlong tasarımlarını Le Corbusier ile birlikte üretir ve bu tasarımlar uzun bir süre boyunca sadece Le Corbusier’ye atfedilir. Le Corbusier’yi bir yana bıraktığımızda, Perriand döneminin çok bilinen bir tasarımcısı olmakla kalmayıp, kariyeri Japonya’ya kadar uzanır. 1996 yılında Design Museum London, kendisi konu alan bir sergi düzenler. 1999 yılındaki vefatından 20 yıl sonra da Fondation Louis Vuitton, Charlotte Perriand’ı, 20. yüzyılın öncü tasarımcılarından biri olarak, Charlotte Perriand: Inventing A New World isimli, geniş kapsamlı bir sergiyle, 21. yüzyılda yazılan tasarım tarihine tek başına bir kadın tasarımcı olarak kazandırır. 2021 yılında ise kendisi için yapılan ilk serginin 25. yıl dönümü anısına Design Museum London, Charlotte Perriand: The Modern Life adlı yeni bir sergiye ev sahipliği edecek.




LC7’ye geri dönersek; tamamıyla yapıldığı dönemin özelliklerini yansıtan bu sandalyeyi Perriand, 1927 yılında Paris’te bulunan Place Saint-Sulpice’deki evi için tasarlar. Modernist akımdan ortaya çıkan bu tasarım, dönemin endüstriyel tasarım için en meşhur malzemelerinden olan çelik borulardan ve deri veya kumaş döşemeden oluşmakta. 1. Dünya Savaşı sonrasında hâkim olan modernist akım, tasarım ve birçok alanda, yenilikçi, hızlı, endüstriyel ve efektif üretimi temel alır. Tasarımcılar da seri imalata yönelik, sanayide kullanılan malzemeleri ve üretim çeşitlerini ürünlerinde kullanmaya başlarlar. Bu ürünlerden biri olan çelik boru, mobilya tasarımında ilk defa Bauhaus tasarımcılarından olan Marcel Breuer tarafından kullanılır. O zamana dek çelik konstrüksiyonlar kaynaklama yöntemi ile birleştirilirken, Breuer bisikletlerde olduğu gibi bükerek kullandığı çelik borularla malzemeye esneklik katar. Çağdaşı olan Breuer’in icadını kendi pratiğine yansıtan Perriand, sandalyesini bu teknikle üretir. 4 veya 5 ayaklı olarak tasarlanabilen LC7, aynı zamanda döneminin işlevsellik arayışından etkilenerek döner sandalye şeklinde tasarlanır. 1927’de kendi için tasarladığı sandalye 1928 yılında Le Corbusier koleksiyonunda yer alır. 1978 yılında ise İtalyan üreticisi Cassina üretimine başlar ve günümüzde de üretmeye devam eder. Perriand, erkek eliyle tasarlanan modern dünyada, dönemin evlerine girmeyi LC7 ve benzeri tasarımlarıyla başarır.


Dönemini yansıtan bu ikonik tasarım, (maalesef) birkaç bin Euro’luk fiyatı ile de ikonik kalmaya devam edecek gibi görünüyor.

Öne Çıkanlar